İslam dini, bir erkeğin belli şartlara uyduğu takdirde dörde kadar kadın ile evliliğine izin vermekle beraber en uygun olanın tek kadın ile evlilik olduğunu belirtmektedir. İslam, çok kadın ile evliliği emretmemekte, aksine daha önce zaten yaygın uygulamada olan bu uygulamaya sınır ve düzen getirmektedir.
Kur’an-ı Kerim’de Müslüman erkeklere 4 kadına kadar evlilik yapabilme iznini veren ayet şudur: “Yetimlerin hakkına riayet edemeyeceğinizden korkarsanız, beğendiğiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Haksızlık etmekten korkarsanız tek kadın veya mülkiyetinizde bulunan cariye ile yetinin; bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.”[1]
Öncelikle ifade edilmelidir ki çok eşlilik uygulamasını İslam dini başlatmamıştır. İslam dininden önceki yerleşik dünya düzeninde çok eşlilik uygulaması adalet gözetilmeden uygulanmış; erkek ile kadının birlikteliği zayıf bir hukuksal yapıyla sürdürülmüştür. İslam öncesi dönemde erkek, istediği kadar kadın ile birlikte olabilirdi.[2]
İslam dini bu uygulamaya sınır getirmiştir. Ancak tek eşli toplumlarda, yukarıdaki ayetin tek kadın ile evliliği dörde çıkardığı gibi bir yanlış anlaşılma söz konusu olabilmektedir. Burada vurgulanması gereken husus, ayetin tek kadın ile evlilik uygulamasını dört kadınla evliliğe çıkarmanın aksine, birliktelik kurulan kadınların sayısı konusunda sınırı olmayan bir düzene hem sınır hem de hukuk kuralları getirdiğidir.
Ayette de görüldüğü üzere birden fazla kadın ile evlenmenin şartı, bu kadınlara adaletli davranmaktır. Hz. Muhammed (sav), adaletli davranmanın önemini şu şekilde vurgulamıştır: “Bir erkeğin nikâhında iki kadın bulunur da, aralarında adalet gözetmezse, kıyamet gününde bir tarafı felçli olarak diriltilir.”[3]
Bir erkeğin eşler arasında adaleti gözetebilmesinin zor olduğu Kur’an-ı Kerim’in bir başka ayetinde şu şekilde ifade edilmiştir: “Ne kadar üzerine düşseniz de kadınlar arasında âdil davranmaya güç yetiremezsiniz; bari birine büsbütün kapılıp da diğerini askıda imiş gibi bırakmayın. Eğer arayı düzeltir ve Allah’a itaatsizlikten sakınırsanız bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, engin rahmet sahibidir.”[4] Dolayısıyla İslam dininde asıl olan bir erkeğin bir kadın ile evlenmesidir ki bu da ilk ayette vurgulanmıştır.
Ayette, bir erkeğin duygusal bağ kurduğu kadınlara adaletli bir yaklaşımda bulunmasının zorluğu ifade edilmesine rağmen, bir erkeğin dörde kadar kadın ile evliliğine izin verilmiştir. Bu duruma müsaade edilmiş olması, kendine has tarihi ve sosyal durumların bir sonucudur. Çünkü savaşlar veya kıtlık gibi olaylar sebebiyle toplum nüfusunda zaman zaman erkeklerin sayısında azalma yaşanabilmektedir. Bu gibi durumların yaşandığı toplumlarda, güvenliğin sağlanması için bir erkeğin çoğu zaman çok eşliliği tercih etmesi gerekmiştir.[5]
Birden fazla kadın ile evliliğe izin verilmesinin biyolojik sebepleri de vardır. Çünkü kadın ve erkeğin cinsel aktivite kapasiteleri farklı olduğu gibi, İslam dini zinaya (evlilik dışı ilişkiye) müsaade etmemektedir.[6] Ayrıca evli iken yapılan zinaya ise ağır cezalar vermektedir.[7]
Görüldüğü üzere İslam dininde zaruri şartlar oluştuğunda çok kadın ile evliliğe izin verilmektedir. Çok kadın (4’e kadar) ile evlilik yapan erkeklere de eşleri arasında “adaleti gözetme” vazifesi yüklenmiştir. Ayrıca nikâh sırasında bir Müslüman kadın, eşinin çok kadın ile evlilik hakkını sınırlandırabilir.[8]
[1] Nisa, 3.
[2] “Hz. Muhammed (sav), Vedâ Haccı’nda mut’a nikâhını (ücretli gecelik ilişki) yasaklamıştır.” Buhârî, Megâzî, 38.
[3] İbn-i Mâce, Nikâh, 47.
[4] Nisa, 129.
[5] Bu konu ile ilgili II. Dünya Savaşı sonunda Almanya’daki çok kadın ile yapılan evlilikler incelenebilir.
[6] Nur, 2.
[7] Müslim, Hudûd: 12.
[8] Buhûtî, Keşşâfü’l-ḳınâʿ,V, 91.
