Free Porn
xbporn

buy twitter followers
uk escorts escort
liverpool escort
buy instagram followers
Ana Sayfaİslam’da Sosyal Hayatİslam’da Harcama Yapmanın Bir Usulü Var Mıdır?

İslam’da Harcama Yapmanın Bir Usulü Var Mıdır?


Allah, İslam dininde servet kazanmak ile ilgili dikkat edilmesi gereken belli başlı hususları zikrederken servetin harcanması konusunda da oldukça ayrıntılı uyarılar yapmıştır.

İslam dinine göre kişi, harcama yaparken öncelikle bütçesine göre hareket etmeli ve israf etmemeye dikkat etmelidir. İsraf etmek, sahip olunanların gereksiz ve aşırı olarak tüketilmesi demektir. Allah, Kur’an-ı Kerim’de kişiye israf etmemesini emretmektedir: “Ey Âdemoğulları! Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.”[1]

Allah, israf etmemek için dikkat edilmesi gereken ölçüyü şu şekilde belirtmiştir: “Eli sıkı olma, ölçüsüzce eli açık da olma; sonra kınanacak, kendi kendine hayıflanacak duruma düşersin![2]  Bahsi geçen ayete göre kişi, harcama yaparken ne cimri ne de savurgan olmalıdır. Bu ikisi arasında orta bir yol izlemelidir.

Allah, Kur’an-ı Kerim’ de kişinin harcama yaparken dengeyi yakalaması gerektiğini ifade etmektedir: “Yine o iyi kullar, harcama yaptıkları zaman ne saçıp savururlar ne de cimrilik ederler; harcamaları bu ikisi arasında mâkul bir dengeye göre olur.”[3]

İslam dinine göre birey, alışverişte şu üç hususa dikkat etmelidir:

  1. Ürünü alan ve satan kişinin rızasının olmasına,
  2. Karşılıklı iyi niyet ve dürüstlüğe sahip olunmasına,
  3. Bu ticaretin taraflardan birine veya başkalarına zarar vermemesine dikkat etmelidir. Nitekim Allah bu durumu şöyle ifade etmiştir: “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin; ancak karşılıklı rızânıza dayanan ticaret böyle değildir. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.”[4]

Kişi, imkânı olmayan insanlara göstermeden alışverişini gerçekleştirmelidir. Sahip olduğu mallar ile fakirlere gösteriş yapmamalıdır. İhtiyaç sahibi kimselerin varlığını hesaba katarak yaşamalı, israfa kaçma korkusu ve lüks yaşamanın kendisine anlamsız bir gurur vereceği endişesiyle mütevazı bir hayatı tercih etmelidir. Bu niyetinden dolayı, imkânı olduğu halde yalnızca Allah’ın hoşnutluğunu gözeterek kıymetli ve gösterişli elbiseler giymeyi terk eden kişinin, kıyamet gününde herkesin gözleri önünde cennet elbiselerinden dilediğini giymekle ödüllendirileceği ifade edilmiştir.[5]

Şu da unutulmamalıdır ki İslam dininde istenmeyen davranışlardan biri de “gerektiği halde harcama yapmamaktır”. Nitekim Hz. Muhammed (sav) üstü başı perişan halde olan biri görünce şu uyarıyı yapmıştır: “Yiyiniz, içiniz, sadaka veriniz ve giyininiz. Ancak kibirlenmeyin ve israf etmeyin. Şüphesiz Allah nimetinin eserini (görüntüsünü) kulunun üzerinde görmek ister.”[6]  Ayrıca İslam dinine göre harcama yaparken ilk olarak en yakınlar gözetilmelidir: “Bir kimsenin kendisi ve ailesi için yaptığı harcamalar da bir sadakadır ve harcamaya öncelikle kendi ailesinden başlamak, akrabasını ve yakınlarını gözetmek gerekir.”[7]

Allah, Kur’an-ı Kerim’de borç alıp- verirken dikkat edilmesi gereken hususları da belirtmiştir. Borç alınması durumunda adaletin gözetilebilmesi için borcun yazıya geçirilmesi ve şahitlerin olması gerekmektedir.[8] Borcun bir ihtiyacı gidermesi ve zamanında ödenmesi güzel olandır. Bununla birlikte darda kalanların borçlarına mühlet verilmelidir.[9]

İslam’da harcama yapmanın bir usulü de zekât ve sadaka vermektir. Hz. Muhammed (sav), kişinin kendi kazandığından zekât ve sadaka vermesinin toplumsal olarak önemli olduğunu vurgulamaktadır: “Zekât bir köprüdür ki, Müslüman, kardeşi olan Müslümana muavenet (yardım) için ondan geçer.”[10]


[1] A’raf, 31.
[2] İsra, 29.
[3] Furkan, 67.
[4] Nisa, 29.
[5] Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 39.
[6] Buhari, Libas 1; İbnu Mace, Libas 23.
[7] Buhâri, Zekât 18; Müslim, Zekât 38, 95, 97; Ebû Dâvûd, Zekât 46.
[8] Bakara, 282.
[9] Bakara, 280.
[10] el-Münzirî, et-Terğîb ve’t-Terhîb, I, 517.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz