Free Porn
xbporn

buy twitter followers
uk escorts escort
liverpool escort
buy instagram followers

İslam’da Cihat


İslami terminolojide genel anlamda “var gücüyle gayret etmek” anlamına gelen cihat; kişinin, dinini öğrenmesi ve öğrendiklerine göre yaşamaya çalışması, sınırsız isteklerini disipline etmek için kendisiyle mücadele etmesi, İslam’ı diğer insanlara anlatması (tebliğ) ve gerektiğinde düşmanlarla Allah için savaşması gibi şekillerde uygulanabilir.

Hz. Muhammed (sav), Allah’ın en sevdiği işleri sıralarken Allah yolunda cihat etmeyi de bu sıralamaya dâhil etmiştir.[1] Cihat kavramını tek bir davranış üzerinden tanımlamayan Hz. Muhammed (sav); kişinin isteklerini kontrol altında tutmak hususunda kendisiyle mücadele etmesinin[2], zalim yöneticiler karşısında gerçeği söylemesinin[3], gerektiğinde düşmanlarına karşı canı, malı ve diliyle savaşmasının[4], anne ve babaya hizmet etmesinin[5] de cihat kapsamına girdiğini ifade etmiştir.

İslam dinine göre her insan kendi kabiliyetleri ve meziyetleri çerçevesinde cihat edebilir. Nitekim bu durum Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilmiştir: “Her şeye rağmen, mü’minlerin savaş için topyekün sefere çıkmaları doğru değildir. Doğrusu şudur: Her kabile veya her topluluktan bir kısmı savaşa gitmeli; bir kısmı da ruhuna tam mânasıyla nüfûz ederek dîni iyice öğrenmeli ve savaşa gidenler geri döndüklerinde onlara Allah’ın emir ve yasaklarını bildirmelidirler. Belki böylece onlar da, muhtemel yanlış tavır ve davranışlardan sakınırlar.[6]

Kur’an-ı Kerim’de de cihat kavramı farklı anlamlar ile kullanılmıştır. Örneğin, “Öyleyse inkarcılara boyun eğme ve onlara karşı onunla (Kur’an’la) büyük bir cihad ver.”[7] “Uğrumuzda cihâd edip gerekli gayreti gösterenleri biz, elbette bize varan yollarımıza eriştireceğiz. Şüphesiz Allah, iyi davranan ve yaptığı işi güzel yapanlarla beraberdir.”[8] âyetlerinde cihat kavramı Allah’ın izin verdiği ve sınırlarını belirlediği şekilde doğru ve ahlaklı yaşamak anlamlarında kullanılmıştır.

Kolay da olsa zor da olsa sefere çıkın ve mallarınızla canlarınızla Allah yolunda cihat edin. Bilirseniz, bu sizin kendi iyiliğinizedir.”[9] “Allah’ın Resulünün çağrısına uymayarak seferden geri kalanlar yerlerinden ayrılmamış olmaktan dolayı sevinç duydular; canlarıyla mallarıyla Allah yolunda savaşmak istemediler, üstelik “Bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. De ki: “Cehennem ateşi çok daha sıcaktır” anlayabilselerdi”[10] ayetlerinde ise Allah için savaşmak ve savaştan kaçmamak anlamlarında kullanılmıştır.

Şu ilave edilmelidir ki Müslüman olmayanlarla savaş yoluyla yapılan cihadın amacı onları zorla Müslümanlaştırmak değildir. Çünkü İslam dini, birilerine zorla bu dini kabul ettirmek için baskı yapmaya izin vermemektedir.[11] Allah, Kur’an-ı Kerim’de İslam’ı en güzel bir şekilde yaşamayı ve anlatmayı emrederken de bu duruma işaret etmektedir.[12]

İslam dininde Müslüman olmayanlarla savaşın meşru olması için bazı kriterler vardır. Bunlar şöyle sıralanabilir: Müslüman olmayanların, Müslümanlara karşı savaş açmaları[13], düşmanlık ve tecavüzde bulunmaları[14], Müslümanların dinlerini yaşamalarına izin vermemeleri[15] ve Müslümanların canlarının, mallarının güvende olmamasıdır.[16]

Görüldüğü üzere İslam dinine göre cihat çok değer verilen ve çok teşvik edilen bir kavram olmakla beraber, sadece Müslüman olmayana karşı savaşmaktan ibaret değildir. Hatta savaş yoluyla yapılan cihat, Müslümanlara sunulan cihat seçenekleri arasında küçük bir yer tutmaktadır. İnsanın kendi dini yaşayışının daha iyi hale gelmesi, iletişim halinde olduğu insanların İslam ile tanışması, dünyanın daha iyi ve daha yaşanılabilir bir hale gelmesi için yapılan tüm çabalar cihat kapsamındadır. Gönüllü olarak girişilen “kendini, dünyayı ve toplumu iyileştirme” çalışmaları,  mecbur kalınarak yapılan ‘savaş yoluyla cihad’a göre, daha değerli görülmektedir.


[1] Buhari, Mevakitü’ Salat, 5.
[2] Tirmizi, Fezâilü’l- Cihad, 2.
[3] Ebu Davud, Melahim, 17.
[4] Ahmed b. Hanbel, el- Müsned, III, 124.
[5] Buhari, Cihad, 138.
[6] Tevbe, 122.
[7] Furan, 52.
[8] Ankebut, 69.
[9] Tevbe, 41.
[10] Tevbe, 81.
[11] Bakara, 256.
[12] Nahl, 125.
[13] Tevbe, 36.
[14] Bakara, 193.
[15] Hac, 39- 40.
[16] Bakara, 190.