Free Porn





manotobet

takbet
betcart




betboro

megapari
mahbet
betforward


1xbet
teen sex
porn
djav
best porn 2025
porn 2026
brunette banged
Ankara Escort
Ana SayfaKritik SorularEvlilik Dışı Cinsellik İslam'da Neden Yasaklanmıştır?

Evlilik Dışı Cinsellik İslam’da Neden Yasaklanmıştır?

İslam inancına göre Allah; aile birlikteliğinin kurulup devam edebilmesi için erkek ile kadın arasına muhabbet ve çekicilik koymuş, ancak düzensizliği önlemek için de onların bir araya gelmesini nikâh gibi belli kural ve şartlara bağlamıştır. Bu şartlar olmadığı takdirde aile kavramı ortadan kalkar, nesiller karışır. Nikâhsız birliktelik İslam’da zina olarak adlandırılmış ve Kur’an ayetleriyle bildirildiğine göre kesin olarak yasaklanmıştır.[1]

Diğer taraftan erkek ile kadın arasında çekicilik ve sevgi olmazsa, yeni bir aile kurulması ve bunun devam edebilmesi mümkün olmaz. Cinsel arzular insanın yaratılışına konulmuş doğal isteklerdir. Ancak nikâhsız bir cinsel hayat, aile kavramını ortadan kaldırmış olur. Dolayısıyla bu durumda insanlar, aile kurmaya ihtiyaç duymaz ve anne-baba olmak gibi kavramlar da değersizleşmiş olur. Tüm bunların bir sonucu olarak insan nesli tükenmekle karşı karşıya kalır. İşte İslam bu tip durumlara kalkan olarak, cinsel isteği hassas bir ölçü ile dengede tutmayı ve helal olana yönelmeyi emretmiştir.

Helal yollarla yani dinde uygun görülen şekliyle insanın fizyolojik ihtiyacını karşılaması mümkün iken; haram yani Allah’ın yasakladığı bir fiile yönelmek tamamen insanın iradesine bırakılmıştır. Bu iradi tercih neticesinde kişi yaptıklarının karşılığını ahirette bulur. Hz. Muhammed (s.a.v); “Başka bir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah Teâlâ, güzel ve mevki sahibi bir kadının gayr-i meşru davetine ‘Ben Allah’tan korkarım.’ diye yaklaşmayan yiğidi arşının gölgesinde barındıracaktır.”[2] diyerek böylesi bir sakınmanın sonuçlarından haber vermiştir.

Bir başka hadiste Hz. Muhammed (s.a.v) zinanın çeşitlerini anlatmış, kişinin iradesine vurgu yapmıştır: “Âdemoğluna zinadan nasibi takdir olunmuştur. O buna mutlaka erişir. Gözlerin zinası bakmak, kulakların zinası dinlemek, dilin zinası konuşmak, elin zinası tutmak, ayakların zinası yürümektir. Kalbe gelince o, arzu eder, ister. Üreme organı ise, bunu ya gerçekleştirir, ya da boşa çıkarır.”[3] Ayrıca zinanın çoğaldığı toplumlarda halkın belaya maruz kalacağı uyarısında bulunmuş[4] ve zinanın yaygınlaşmasının kıyametin yaklaştığını gösteren alametlerden biri olduğunu söylemiştir.[5]

Hz. Muhammed’in (s.a.v) hayatından aktarılan bir diğer rivayete göre; Hz. Muhammed (s.a.v) ashabıyla (arkadaşlarıyla) olduğu sırada bir genç yanına gelerek: “Ya Rasûlullah! Ben falanca kadın ile arkadaş olmak istiyorum, onunla zina yapmak istiyorum.” dedi. Ashabı bu durumdan çok rahatsız oldular ve içlerinden genci dövmek ve oradan çıkarmak isteyenler oldu. Çünkü genç çok uygunsuz şeyler söylemişti. Hz. Muhammed (s.a.v) “Bırakın o genci” diyerek yanına çağırdı, gencin dizlerini kendi dizine değdirecek bir şekilde yakınına oturttu ve: “Ey genç, birinin annenle bu kötü işi yapmasını ister misin? Bu çirkin hareket hoşuna gider mi?” diye sordu. Genç hiddetle: “Hayır Ya Rasûlullah.” diye cevap verdi. Hz. Muhammed (s.a.v): “Öyle ise o çirkin işi yapacağın kimsenin evlatları da bundan hoşlanmazlar.” Sonra: “Peki, bu çirkin işi senin kız kardeşinle yapmak isteseler, sever misin?” diye sorduğunda genç : “Hayır, asla!” diyerek öfkelendi. “Şu halde insanlardan hiç kimse bu işi sevmez buyurdu.” Sonra Hz. Muhammed (s.a.v) elini gencin göğsüne ve omuzuna koyarak şöyle dua etti: “Allah’ım! Sen bu gencin kalbini temiz kıl. Namusu ve şerefini muhafaza eyle ve günahlarını da bağışla.” Genç, Hz. Muhammed’in (s.a.v) yanından ayrıldı. Rivayet edildiğine göre bu gencin bir daha böyle bir kötü düşünce aklından bile geçmeden yaşamıştır.[6]

Günaha bulaşmadan bu isteği tatmin etmenin yolu evlenmektir. Hz. Muhammed (s.a.v) gençlere cinsel arzularına hâkim olmayı, imkânı olanların bir an önce evlenmesini, olmayanların da oruç tutarak bu isteği kontrol altında tutmaya çalışmalarını tavsiye etmiştir. Bu şekilde iffet ve namusunu koruyanları da cennetle müjdelemiştir.[7]


[1] Nisa/31,Furkan/68
[2] Buhâri, Ezân, 36
[3] Buhârî, İsti’zân 12, Kader 9; Müslim, Kader 20-21. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Nikâh 43
[4] İbn Mace, “Fiten”,22
[5] Buhari, “İlim”, 21
[6] Müsned, V, 256-257
[7] Buhari, “Nikah”, 3; Tirmizi, “Nikah”, 1

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz