Free Porn





manotobet

takbet
betcart




betboro

megapari
mahbet
betforward


1xbet
teen sex
porn
djav
best porn 2025
porn 2026
brunette banged
Ankara Escort
Ana Sayfaİslam İnanç Esaslarıİslam’da Allah İnancı

İslam’da Allah İnancı


İslam dinine göre Allah, evreni yaratan ve yönetendir. Allah, yokluğu düşünülemeyen, var olmak için başka birine ihtiyaç duymayan ve bütün övgülere layık bulunan tek ilahın özel ismidir.

İslam dini Allah’a iman temelinde şekillenmektedir. Allah’a iman, iman esaslarının sıralandığı ayetlerde ilk sırada belirtilmektedir. Örnek olarak şu ayet zikredilebilir: “Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz erdemlilik değildir. Asıl erdemli kişi Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman eden; sevdiği maldan yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, yardım isteyenlere ve özgürlüğünü kaybetmiş olanlara harcayan; namazı kılıp zekâtı verendir.[1]

İslam, tevhit dinidir. Tevhit; Allah’ın tek, eşsiz olduğunu ve Onun için hiçbir kusur ya da eksikliğin söz konusu olamayacağını kalp ve akıl yoluyla kabul etmektir. Kur’an-ı Kerim’de Allah; tek olan, benzeri ve dengi olmayan, doğmamış ve doğrulmamış olarak tanımlanmaktadır.[2]

İslam dininin temelinde Allah inancı olduğundan dolayı Kur’an-ı Kerim’in pek çok yerinde Allah’ın varlığını ve bu inancın doğruluğunu ifade eden, O’nun isimlerini ve sıfatlarını belirten, insanları bu inanca teşvik eden ayetler vardır. Örneğin: “Peygamberleri onlara şöyle dedi: “Hiç gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah hakkında şüphe edilir mi?[3], “Ey insanlar! Şüphesiz ki Resûl, Rabbinizden hak ile size gelmiştir. (O’na) iman edin. (Bu) sizin için en hayırlı olandır. Şayet inkâr ederseniz şüphesiz ki göklerde ve yerde olanların tamamı Allah’a aittir. Allah (her şeyi bilen) Alîm, (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.[4]

Kur’an-ı Kerim’de Allah için kullanılan isimler, İslam dininin ortaya koyduğu Allah tasavvurunu göstermektedir. Dolayısıyla Allah’ın isim ve sıfatları kendisini tanımak hususunda birincil öneme sahiptir. Allah’ın isimlerine “esmâ-i hüsnâ” yani en güzel isimler denmektedir. Kur’an-ı Kerim’de bu durum şöyle ifade edilmiştir: “Allah, O’ndan başka tanrı yoktur; en güzel isimler O’na aittir.”[5] Örneğin, Allah’ın Rezzâk ismi, tüm yaratılanlara ihtiyaçlarını bol bir şekilde veren demektir.[6] Afuvv ismi, günahları her zaman affeden ve suçları bağışlayan[7]; Hâdi ismi, doğru yolu gösteren, iyi ve güzel işlerde başarıya ulaştıran[8] demektir.

İslam dininde Allah, dünya hayatında her canlı için sonsuz merhamet sahibi olan (Rahman) ve ahiret hayatında Müslümanlar için sonsuz merhamet sahibi olandır (Rahim’dir). Kur’an-ı Kerim’in ilk ayeti bu durumu ifade etmektedir: “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.[9]

Ayrıca Kur’an-ı Kerim’de Allah; her varlığa hayat veren, var olmak için hiçbir şeye muhtaç olmayan ve her şey kendisine muhtaç olan[10], yerde ve gökte olan her şeyin sahibi[11] ve her şeyin bilgisine sahip olan olarak da anlatılmaktadır.[12]

Müslümanlar, Allah’tan başka ibadet ve kulluğu hak eden bir ilahın olmadığına[13]; Allah’ın çocuğunun olmadığına[14] ve yardımcıya da ihtiyacı olmadığına[15]; Allah’ın hükümleri, izinleri (helalleri) ve yasakları (haramları) belirlemede tek yetkili olduğuna[16]; kendilerine gelen fayda ve zararları Allah’ın yarattığına ve O’ndan habersiz hiçbir şeyin olmayacağına[17]; Allah’ın benzerinin ve eşinin olmadığına[18] inanırlar.

Müslümanlar, Allah’ın, mekândan ve zamandan bağımsız; bununla birlikte kullarına sonsuz yakın olduğuna da inanmaktadırlar.[19] Allah, kullarının hayatının bilgisine her yönüyle hâkimdir.[20] Ancak Allah’ın her şeyin bilgisine sahip olması insanın iradesini etkilememektedir.[21]

Allah inancının insan üzerinde pek çok olumlu etkisi vardır. Geçici olan bu dünyada insan için en önemli amaç, sonsuz mutluluğu kazanmaktır. Bu da ancak Allah’a iman ile mümkündür. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de bu durum şöyle ifade edilmiştir: “(Oysa onların tek gerçek kabul ettikleri) bu dünya hayatı hakikatte sadece bir oyun ve eğlenceden ibarettir; ahiret yurduna gelince işte asıl hayat odur; keşke bunu bilselerdi![22]

Allah inancı insanın dünya hayatında yaptığı iyiliklerin ve mutluluğunun da temelini oluşturmaktadır. Çünkü İslam’a göre dünya, ahiretin tarlasıdır. İnsanın, kısıtlı ömründe nasıl bir hayat yaşamayı tercih edeceğine göre ahiret hayatı şekillenmektedir.[23]

İnsan düşünen ve sorgulayan bir varlıktır. İnsan; bu dünyaya neden gönderildiği, niçin yaşadığı, kâinatın neden yaratıldığı gibi sorulara cevaplar arar. Allah inancı, bu soruların cevabını içermektedir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Allah, “Biz gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık” [24] buyurarak yaratılışın bir amacının olduğunu ifade etmektedir. İnsanın boş yere yaratılmadığını ifade eden[25] Allah, insanın yaratılış amacını şu şekilde belirtmektedir: “Ben cinleri ve insanları, başka değil, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım.”[26]

Sonuç olarak İslam’da Allah; mutlak hayat sahibidir, mutlak güç (kudret) sahibidir, mutlak irade sahibidir. Bir şeyin olmasını istediği zaman sadece ol der ve oluverir.[27]


[1] Bakara, 177.
[2] İhlas, 1- 4.
[3] İbrahim, 10.
[4] Nisa, 170.
[5] Taha, 8.
[6] “Yeryüzünde kımıldayan hiçbir canlı yoktur ki rızkı (ihtiyaç duyduğu şeylerin tümü) Allah’ın üzerine olmasın.” Hud, 6.
[7] “Müminlerden kim kendisine yapılan haksızlığa misliyle karşılık verir, sonra yine haksızlığa uğrarsa, elbette Allah ona yardım edecektir. Şüphesiz Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.” Hac, 60.
[8]“(Resûlüm! ) Sen sevdiğini hidayete erdiremezsin; bilakis, Allah dilediğine hidayet verir ve hidayete girecek olanları en iyi O bilir.” Kassas, 56.
[9] Fatiha, 1.
[10] Al-i İmran, 2.
[11] Bakara, 255.
[12] Al-i İmran, 5.
[13] Bakara, 163; Enbiya, 22.
[14] İsra, 111.
[15] Sebe, 22.
[16] Araf 54; Yusuf, 40; Kehf, 26.
[17] En’am, 17.
[18] Müslümanlar Allah’ın eşinin ve benzerinin olmadığına inandıkları için Allah hakkında bilgisiz bir şekilde benzetme yapmaktan kaçınmaktadırlar. Nahl, 74; Meryem, 65; Şura, 11.
[19] En’am, 103; Kaf, 16; Mücadele, 7.
[20] Maide, 54.
[21] Fussilet, 40.
[22] Ankebut, 64.
[23] Kehf, 29.
[24] Enbiya, 16.
[25] Kıyamet, 36.
[26] Zariyat, 56.
[27] Bakara, 177.